Featured

UYARI!

YAZILARIN HEPSİ KENDİ DENEYİMİMDİR VE ETKİLERİNİN SİZDE DE AYNI OLACAĞININ GARANTİSİ YOKTUR. TIBBİ BİR EĞİTİMİM YOK,
DOKTOR DEĞİLİM. DENEYİMLERİM DAHİLİNDE DANIŞMANLIK YAPMAKTAYIM.

LÜTFEN BURADA YAZILANLARI BİR REÇETE GİBİ ALIP UYGULAMAYIN. BU YOLCULUKTA PEK ÇOK HATA YAPTIM, HER HANGİ BİR DENEYİMİMİ UYGULAMADAN ÖNCE TÜM YAZILARI MUTLAKA OKUYUN. DENEYİMLERİMİ KENDİNİZE YAKIN BULUYORSANIZ BENİMLE İLETİŞİME GEÇEBİLİRSİNİZ: didemcivici@hotmail.com

 

Flora ve Candida… Masum bir aşk öyküsü ❤❤❤

Muhteşem bir Candida Hikayesi 🙂 Çok güldüm 🙂
by Beşir Vedat Eren
 
Flora ve Candida…
Masum bir aşk öyküsü…❤❤❤
 
couple-in-love
Candida: Müsaitseniz bir şeyler yiyelim içelim…Ne dersiniz?
Flora : Ay ne desem. Peki…Çok az zamanım var ama…
Candida : Garson bize birer porsiyon baklava..Bol şerbetli…
Flora: Ay…çok güzelmiş…
Candida : Şey bir şey diyecektim. Bir kaç gün sende kalabilirmiyim?
Flora: Yani…Herşey çok hızlı gelişiyor…Ne desem. Peki.
Candida : Yalnız evde yararlı bakteri falan varsa…Alerjim var biraz..
Flora : Aman. Onların yeri ayrı. Seninki ayrı. Kıskandınmı yoksa…
Candida floraya yerleşir. Mutlu günler bitmek üzeredir…
Candida…Floraya hiç yardımcı olmuyordur artık. Flora hem çalışıyor hemde candida için tatlı ve karbonhidrat bulabilmek adına bankalardan kredi çekmektedir.
Candida tatlısını yiyip sırtını dönüp uyumaktadır. Ürettiği organik alkolden içip, meze yokmu…Her gün b..k mu yiyeceğiz…şeklinde bağırıp, çağırıp, Floranın en sevdiği ona destek veren ailedeki tüm bakterilerle tartışmaktadır. Florayı tehdit edip, bir daha bu bakterilerle görüşmeyeceksin demektedir. Yararlı bakterilerde, flora üzülmesin diye ona belli etmeden, sessizce florayı terk ediyorlarmış.
Flora kararını verir. Bunun sevdiği ne? tatlı, karbonhidrat…Bunları artık eve sokmaz. Candidaya çalış kendin al der…Candida…artık iyice sinirlenir…Diğer akrabalarıda tehdit etmeye başlar. Karaciğer vb.
Flora : Hani aşıktın bana?
Candida .: Ağzın sarmısak kokuyor..
Flora : Şimdi öyle oldu peki…
Candida : Bana eve misafir almayacağına söz vermiştin ama…Bu prebiyotik ve Probiyotiklerden hiç hoşlanmadım. Bunları yuvamıza getirme. Dışarda görüş…
 
….Flora…Her şeyin farkındadır. Candida sahip olduğu her şeyi elinden almıştır. Artık candidan kurtulmak için her şeyi yapmaya başlar.
 
…..Candida…Bedenen ordadır. Ama ruhunda yeni ve genç floraların hayali vardır.
 
……Bu hikaye 3 ay sonra biter. Candida artık yoktur.
 
…..Flora aşk acısını atlatır ve eskisi gibi neşeli, mutlu bir dünyası olur.
 
İçinizdeki florayı yaşatın.

BYE BYE DEMEK KOLAY MI?

2015 Mart itibariyle çalışmaya başladığım bir danışanımın hikayesi…

“Kandida ile geçen sene tanıştım, yılbaşı itibari ile karşıma çıktı, vajinamda büyüdü, sanırım bütün vücuduma da yayıldı. Çok zor günler geçirdiğim bir dönemden çıkmıştım, hayatımda taşınma, ciddi bir şok ve büyük bir ayrılığın hemen sonrasında karşılaştık. Kaşıntı yada ağrı gibi bir şikayetim olmadı, ancak çok ciddi olarak halsizlik, vajinamdan kefir mayasına benzer yoğun akıntı, yine vajinamda enfeksiyon, rahatsızlık hissi vardı. 3 farklı doktor ile batı tıbbının sunduğu tedavileri denedikten ve sonuç alamadıktan sonra Didem’in koçluğunda gıda destekleri almaya, vajinal destek için merhemleri ve regl dönemlerimde mensturasyon kabı kullanmaya ve diyete başladım. Diyetimde en zorlandığım şey tatlı oldu, hatta 3 gün ağzıma tatlı birşey koymadım, 4. gün geceyarısı uyanıp kendime tahin-pekmez karıştırıp kaşıklamak suretiyle yedim. 2 hafta sonra bu tatlı krizlerim sakinleşti. Bol kemik suyu, sebze yemekleri, yumurta ve et tükettim. Karbonhidrattan, mayalı herşeyden, çay, kahve ve tatlı herşeyden ve özellikle işlenmiş gıdalardan uzak durdum, onun dışında herşeyden bol bol yedim, özellikle sakatat çok yedim, her fırsatta işkembe çorbası içtim, bol sarımsak yedim. İlk ay 3 kg, 4 aylık diyet sonunda 8 kg verdim. Buna gerçekten çok şaşırdım, yemekle, yiyeceklerle olan ilişkim çok değişti. İlk 6 ay homeopat destekleri almadım, sadece gıda destekleri ve kandida komplex ve kolorex kullandım, ancak kandida aralıklarla beni düzenli ziyaret etti. Bu arada mayalı içkiler dışında her hafta 1-2 kadeh rakı tükettim. Bu düzenli ziyaretler homeopat destekler ile azaldı. ancak bitmedi. 3 set homeopattan sonra hala kandidam beni düzenli ziyaret edince cep telefonuma günlük tutmaya başladım, uyku saatlerim, yediklerim ve içtiklerim ile ilgili düzenli notlar aldım. Uykum ve içtiğim rakı ve diğer mayasız içkiler (cintonik ve yuvarladığım tekilalar) ile kandida ziyaretlerimin seyrinin bir olduğunu gördüm. Son 2 aydır hiç içki içmedi ve uykumu günde 8 saat olarak almaya çalışıyorum. Kandidam bu halimden pek memnun, merhemlerimi düzenli  kullanmaya devam ediyorum 1 aydır ziyarete gelmedi. 1 aydır aynı zamanda destekleri almıyorum. Sanırım kandidam yeni formuna bende yeni formuma girdim.

Süreçte sağlığımı kaybettiğim ve sağlığımı çok özlediğim için dönem dönem uzun yas tuttum ve üzüntü, çaresizlik hissettim. Şu anda hem tekrar sağlığıma kavuşmamı, bedenim, vajinam ve yiyeceklerle olan ilişkimi keşfetmemi kutluyorum.
Didem bu süreçte bana, kabimi açtığım, içimden geçenleri paylaştığım anlarda destek oldu. Onunla şeffaf bir şekilde yaptıklarımı ve yapamadıklarımı paylaştım, olduğum gibi kabul gördüm. Onun kendi bedeniyle yaşadığı deneyimler bana kendi yolumu bulmamda rehberlik etti. Kendisine şükranlarımı iletiyorum.
Geçmiş olsun ve en kısa zamanda sağlığınıza kavuşmanızı diliyorum.”

Menstruasyon Kabı Kullanmak için Bir Kaç Özel Neden ;)

1. Uzun ömürlü: Diva Cup sitesinde kapların her sene değiştirilmesi gerektiğini söylese de pek çok ekoloji sitesinde bu kapların 10 sene kadar kullanılabileceği yazıyor.

2. Paranızı kendinize saklayın! : Her sene kabınızı değiştirseniz dahi yıllık ortalama 14-15 kere regl olan bir kadının ped ve tamponlara yaklaşık olarak 200 TL harcadığını düşünürsek 80 TL lik bir kap oldukça ekonomik!

3. Daha az eczane ziyâreti 🙂 : Yılda 12 kere eczaneye gitmekten iyidir!

4. 4 saat formatına son! : Ped ve tamponunuzu 4 saatte bir değiştirmek zorunda kalırken kaplarla 12 saate kadar uçabilirsiniz!

5. Daha çok yer tutar : Bir tampon yaklaşık 6-9 gram sıvı tutar. Kaplar ise bunun tam 3 katını yakalayabilir! (28 grama kadar)

6. Kimyasala son! : Kaplar ped ve tamponlar gibi latex, ağartıcı, boya ya da BPA içermez.

7. Daha az sızıntı: Düzgün yerleştirildiğinde kaplar çok daha muhafazakardırlar. Kaymadığı ya da dolmadığı sürece -ki kanamanızın miktarına göe boşaltacaksınız- sızıntıya neden olmazlar.

8. TŞS riskine son! : Tamponların neden olduğu Toksik Şok Sendromu kaplarda olanaksızdır. Tamponları pamuklu yüzeyleri vajina duvarında küçük kesikler oluşturabilir ve bakterilerin çoğalması için uygun ortam sağlarlar. ( MAKALEDE BU ŞEKİLDE YAZILMASINA RAĞMEN 1 ADET VAKA BULUNDUĞU SÖYLENİYOR, DİKKATİNİZE:

 http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4556184/pdf/jidmm-26-218.pdf )

9. Kurumaya son! : Tamponların pamuklu yapısı vajinadaki nemi tamamen emer ve doğal olarak vajina duvarında mevcut olan yapıyı ortadan kaldırarak hastalıklara zemin hazırlar.

10. Sekse hazır mıyız!? : Uyarıldığınızda vajinanızın ıslanmasını bilin bakalım ne engeller? Tabi ki tamponlar! Oysa ki kaplar buna neden olmayacağı için regl dönemlerimizde de merhaba seks!

11. Pişik mişik! : Pedlerin özellikle yaz aylarında neden olduğu pişiklere son veriyoruz demiş miydik? 🙂

12. Çantanızı hafifletin: Artık çantanızda paket paket tampon ve ped taşımak zorunda kalmayacaksınız! Tek ihtiyacınız olan içinizdeki samimi dostunuz 😉

13. Daha iyi uyku: En büyük pedden dahi daha çok sıvı tutan kaplar geceleri tatlı rüyalarınızın kahramanı olacak 🙂

14. Doğum sonrası o la laaa! : Doğum öncesi ve sonrası için farklı boyutlarda kaplar mevcut, rahat olun.

15. İplerinizden kurtulun! : Tamponların işeme sonrasında ıslanan ve bikini giydiğinizde yandan sarkan iplerine son!

16. Bedenimize daha yakın olmak: Kaplar sayesinde aylık döngülerinizdeki kanama miktarınızı tam olarak bilebilir, rengine ve dokusuna dikkat edebilirsiniz.

17. Yeşil adımlar! : Sadece ekonomik değil, ayrıca ekolojik de. 10 yılda çöpe attığınız yüzlerce pedi düşünün!

18. O kadar da korkunç değil! : Bir kere alıştınız mı tampon kullanmak kadar kolay! Hem de daha fazlası da var 😉 Kaplarınızda biriken kanı evde bitkilerinizin dibine dökebilir, ya da doğaya çıkarak ağaçlara hediye edebilirsiniz! Kutsal olan bu sıvının topraktaki canlılara hayat vererek sihrimizi canlandırması kadar büyüleyici bir şey yok, emin olun. Evimdeki bitkiler her zaman neden o kadar yeşil sanıyorsunuz 😉