VOL. 6 : “TEKRARDAN BYE BYE CİCİM!”

21.03.2015

8 ay sonra ilk defa geçtiğimiz hafta yoklayan kandida, bedenimde ancak 3 gün nefes alabildi.

Bittiği ile hemen yazmak ve paylaşmak istedim, zira bu konuda pek çok soru alıyorum her gün: “Bir daha tekrarlamadı mı? Sonsuza dek kurtulmak mümkün mü? Hep mi böyle yaşayacağım?”

Size hem iyi hem de kötü haberim var. Önce iyi haber 🙂 Hayat tarzınızı sağlıklı bir biçimde yürütmeye devam ederseniz kandidanın hiç şansı yok! Hafif yoklamalar, zile basmalar olabilir ama evinizi bir daha işgâl edemez! Kötü haber ise, eğer kandidaya bir kere ev sahipliği yapmışsanız yaşamınız boyunca tekrarlama riski elbette ki bedeni buna hiç imkan vermemiş bir insana göre çok fazla. Bağışıklık sisteminizin biraz zayıfladığı bir dönemde “Heeeeyy ben geldiiiiimm!!” diyebilir. Peki bana ne oldu da bu meret yine misafir olmaya kalktı?

Çok basit: Sigara dumanı + Üzüntü + Stres + Uykusuzluk.

Bakın beslenme demiyorum. Zira kür biteli her ne kadar 5 ay olmuş olsa da ben eski beslenme alışkanlıklarıma dönmemeye karar verdim. Hala çok az meyve yiyorum, tatlı ve şekerli, karbonhidratlı (pizza, pilav, makarna hiç yemedim!) besinler hala hayatımda yok ve çok mutluyum! Bu yüzden eskiye geri dönmedim 🙂 Ancak görünen o ki bu dahi koruyamadı beni. Hatta her gün probiyotik, antioksidan, spirulina ve zerdeçal ekstresi alıyorum. Ama dedim ya, çok basit: Sigara dumanı + Üzüntü + Stres + Uykusuzluk. Sigara dumanı dediğime bakmayın. Ben içici değilim. Eğer zaten kandida rahatsızlığınız varsa ve sigara içiyorsanız sizin için çok üzgünüm.

Benim durumum ise bir akşam dışarı eğlenmeye çıktığımda karşılaştığım tabloydu. Sigara içme yasağı ne zaman ortadan kalktı da insanlar mekanlarda sigara içer oldu bilemiyorum. Sigara içilmeyen mekanda ise hemen kapı önünde içildiği için içerisi yine de duman altı. Velhasıl-ı kelam, ben o gece dumanı yedim ve dumana zaten çok hassas olan bünyem nakavt oldu. Üzerine stresli ve uykusuz geçen bir kaç gün de olunca tuz biber halinde bana geldiler tabi! O günlerin üzerinden 1 hafta geçmesiyle (ki benim klasiğimdi: kandidayı azdırıcı bir etken ve aradan 1 hafta geçer ve başlar!) kandida geldi çattı. Heh dedim gel buyur ne var nedir istediğin?

Hoş, bunların üzerinde kandida başlamadan bir gün önce aldığım tetik masajının da etkisi fazla biliyorum. Olumsuz anlamda değil, çünkü tetik masajı çok güçlü ve derin bir masaj tekniği. Canım arkadaşım Anıl Avcı’nın bedenimin derinlerinde kalan travmalara dokunup onları serbest bırakmasıyla kandidanın hortlamasına hiç şaşırmadım desem doğrudur. Bel ağrılarımın (sakrum bölgesinde) fazlalaşmasıyla ona koşmuştum ve masajı almamla her şey açılmaya başladı zaten.

Kandida ve bel ağrılarını (sakrum bölgesi) bağlantılı buluyorum. 3. yazımda bu konuya oldukça değinmiştim. Kadınlar olarak alt bel ağrıları, kas spazmları, yumurtalık ağrıları, yoğun ve ağrılı regl, kandida, rahim sorunları, kistler ve mesane rahatsızlıklarını aynı nedene bağlıyorum: Bastırılmış enerjinin ve ifade bulamamış duyguların sakruma (kâse) birikmesi. Erkekler için de prostat sorunlarının aynı nedenden kaynaklandığını rahatlıkla söyleyebilirim. Babamın prostat kanseri sürecini, öncesi ve sonrası psikolojisini inceleyerek ne kadar ilişkili olduğunu görmüş oldum. Görünen o ki bu noktaya geldiğimizde psikolojik ve ruhsal deneyimlerin fizyolojimizi ne kadar etkilediğini söyleyebiliriz.

Kendi durumuma dönersem, dediğim gibi masajın ertesi sabahı yoğun bir akıntıyla geri gelen kandida 2 gün canımı sıktı, 3. gün hadi hadi dedirtti. Akıntı, az kaşıntı ve bol bol aşermelerle kendini gösterdi bu defa. E tabi bir de sarhoşluk-anksiyete halleri… Açıkçası araya uzun bir zaman girip de bir de sağlıklı bedeninize bir kaç günlüğüne uğradığında daha iyi ayırt edebiliyorsunuz nelere yol açtığını. Peki ne yaptım da kaçtı benden?Öncelikle aşermelere cevap vermedim. Hadi yalan söylemeyeyim, ilk geldiği gün önemsemedim kendisini ama ertesi akşamında akşam deli gibi et kaynaklı protein ve bol yeşillik yememe rapmen bir anda vurdu ve elimde ballı tahinle buldum kendimi 🙂 O zaman kafama dank diye vurdu işte! Hemen Horopito desteğine başladım ve gıda desteklerini yoğunlaştırıp vajinal homeopatik fitil kullandım (üzgünüm Türkiyede bulmak olası değil, Amerika’dan getirmiştim). Ertesi sabah daha iyi uyandım. Böylece 3 gün boyunca yoğun gıda desteğine devam ettim ve ekmeği de sıfıra indirdim. Egzersizleri yoğunlaştırdım, antioksidanı arttırdım. Dün (5. gün) hala akşam yemeğinde sersemlik hissediyordum, ancak 2 gündür vajinada görünmüyor neyse ki. Bugün reglim başladı ve rahatım. Ancak dün akşam bu meretin ne kadar çabuk çoğalabildiğini bir kere daha idrak etmiş oldum.

“Rahat yaşamıma geri dönebilecek miyim?” sorularına ne kadar yanıt olabildi bu yazı bilemiyorum, ama inanın ki sigara, sağlıksız (karbonhidrat-şeker ağırlıklı) beslenme, stres, üzüntü ve uykusuzluk rahat bir yaşam tarzı değil.

Herkese kandidasız bir yaşam diliyorum.

Didem Çivici

Reklamlar